ara yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ara yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2011 Çarşamba

Yoğurtlu Pazı

  
Pazının faydaları da ıspanağın ki kadar çok sanırım.
Ben pazının en çok yoğurtlu halini seviyorum.Hatta bayılıyorum.Pratik ama lezzetli bir tarif.Bebeğim de severek yiyor üstelik.Sanırım aramızda bu lezzete hayır diyecek kimse yok gibi:)Hımm!!Ne güzel bir durum bu:)Yiyenlere,yapanlara şimdiden afiyet olsun diyorum ve sizlere sevgiler gönderiyorum...
Malzemeler:
1 demet pazı
2-3 yemek kaşığı sıvıyağ
2 diş sarımsak
1-1,5 su bardağı yoğurt
Tuz
Pulbiber

Yapılışı:
1-Pazı yapraklarını bol suda iyice yıkayınız.ve irice doğrayınız.Teflon bir tavaya koyarak çok az su ilavesiyle kapağını kapalı tutarak,kendi buharında haşlayınız.Çok su koyup,piştikten sonra süzme işlemi yeşil sebzelerin,o güzelim vitaminlerinin heba olmasına neden oluyor.Bu nedenle mümkün olduğunca buharda ve çok az su ilavesiyle pişirmek gerekiyor.

2-Pişen pazıları soğumaya bırakınız.Eğer aşırı suyu varsa bir miktar süzünüz ama dökmeyip çorbalarınızda kullanabilirsiniz,yada daha güzeli bardağa koyup afiyetle içebilirsiniz.

3-Diğer yandan sarımsakları soyup doğrayıp yoğurtla karıştırınız,yoğurda da biraz tuz ekleyiniz.Soğuyan pazıları yoğurda katarak karıştırınız.(Ben servis tabağına aldıktan sonra üzerine yoğurdu döktüm ve yağını gezdirdim,karıştırmadım daha evvelinden)

4-Bir tavada sıvıyağın içine pulbiberi atarak kızdırıp,yoğurdun üzerine gezdiriniz.Ve servis yapınız.
Afiyet olsun.

https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgP04RKsqbKAcr-U5xwUaU0Yyuxo7aQuWQ-sJWwoSDHZDnOuxfd0NRV1NwnRDHoDBjYmPnoTcuclkbeKxRN-iCduhY_IUukuckK4ueaSX38RUAaMoxxctm7HkmqEwwnl7n1C3ANl2Dy6NLy/s1600/cat%255B3%255D.jpg 
Bu güzel ödülü 
sevgili Gutguturuna'm ,
sevgili  Sezobigo'm
layık görmüşler bloğuma.Beni mutlu ettiğinizi belirtmek istiyorum sevgili gönüldaşlarım.Mutlu olmama sebep ödül değil,beni sayılı arkadaşlarınız arasında görmeniz.En kalb-i sevgi ve selamlarımı gönderiyorum...Ben de bu ödülü bloğuna emek veren tüm blogdaşlarıma gönderiyorum...
 mintiden sevgiler
 

17 Şubat 2011 Perşembe

Yumurtalı Ispanak


Herkese selamlar ...
 Ispanağın her haline bayılıyorum.
Böylesine faydalı böylesine leziz bir sebze yok bana göre...Hangi şekilde pişirirseniz pişirin,apayrı bir lezzet çıkıveriyor ortaya.Her bir halini ayrı beğeniyorum inanın.
Ama evlendikten sonra en çok bu halini sever oldum.Sanırım çok özlediğim,az pişirdiğim için :)
Eşim ıspanağın sadece bulgurlu yemeğini seviyor.Eh! malumunuz beyler hangi yemeklerden hazediyorsa,biz bayanlar en çok onları tercih ediyoruz.
En çok onların sevdiği yemekler pişsin istiyoruz mutfaklarımızda :) ,öyle değil mi?
Biliyorum biliyorum,benimle aynı fikirdesiniz çoğunuz...
Ama bazen,sırf kendime özel hazırlayıveriyorum özlediğim lezzetleri...
İşte bu lezzette,onlardan biri...


Malzemeler
-500 gr ıspanak
-1 orta boy soğan
-2-3 yemek kaşığı sıvı yağ
-1 tatlı kaşığı salça
-tuz ,pulbiber, karabiber 
-2-3 adet yumurta

Yapılışı: 
1-Ispanakları bol suda yıkayıp, yemeklik doğrayınız.(Ben ıspanakları yıkama konusunda gerçekten çok hassasım.Neredeyse herbir yaprağı ayrı ayrı yıkıyorum.Bir kaç defa sirkeli suda bekletiyorum.Toprağını,çamurunu ayıklamak kolay olmuyor elbette.Ama yıkadığım kabın dibinde kum taneleri kalmayıncaya kadar,defalarca defalarca yıkıyorum.Ayrıca ıspanağı doğradıktan sonra yıkayanlara kesinlikle karşıyım.Lütfen ıspanak ve benzeri sebzeleri vitamin kaybına neden olmamak için yıkadıktan sonra doğrayınız...Ben bütün halindeyken bile zor temizlerken,doğranmış ıspanakları nasıl tertemiz kılabiliyorlar gerçekten merak ediyorum.Çok zor temizlenen ve ihtimam isteyen bir sebze....

2-Yıkayıp doğradıktan sonra,diğer yanda da soğanı yemeklik doğrayarak hazırlayınız.ve yağla birlikte tavaya alarak kavurunuz.

3-Eğer salça eklemek isterseniz soğanın üzerine ilave ederek kavurabilirsiniz.
(Ben keyfime göre,arada 1-2 tatlı kaşığı kadar ekleyerek kavuruyorum.Bazen hiç eklemiyorum.)

4-Salçayı kavurdukdan sonra ıspanakları ekleyiniz.Kapağı kapalı vaziyette kendi suyunu salıncaya dek,orta ateşte pişiriniz.Arada ıspanakları,çevirerek altüst ediniz.Sularını tamamen salıp tekrar çekmesine yakın tuz ve karabiberini isteğinize göre pulbiber (ben çok seviyorum) ilave ediniz.Yumurtaları üzerine kırınız ve piştikten sonra servis tabağına alarak servisinizi yapınız...
Afiyet olsun... 

Yüreğinizden sevgi,muhabbet hiç eksik olmasın...
Herşey dilediğiniz güzellikte olsun...
Sevgilerimle... 

13 Şubat 2011 Pazar

Zeytinyağlı Nohutlu Bamya


Her gönüle en derin sevgilerimi,en güzel muhabbetlerimi gönderiyorum.
Cici pazarlar diliyorum herkese.
Cuma günü çok sevdiğim arkadaşım Necibe geldi bana.Bebeği bebeğimin ayına yakın.Üstelikte ben onun sütannesiyim.Evet evet!komşu olduğumuz dönemde bebeklerimize kısa süreliğine süt anneliği yapıvermiştik.Şimdi uzağa taşındılar.Ama olsun,önemli olan gönüllerin birlikte olması değil mi?Mutfakta uğraşıp,fazla yorulmamayım diye geleceği gün haber verdi bana sağolsun.Ama ben arkadaşıma bişeyler yapmadan dururmuyum hiç??:)Ne yapsam arkadaşıma bu kadar kısa sürede diye düşünürken,aklıma kısır yapmak geliverdi aniden.Şöyle bol limonlu,hafif acılı bir kısır yapıverdim.Daha evvelinde ise; kolayından,lezzzetli bir bisküvili pasta yapıp dondorucuya koymuştum bile.Ben kısırla falan uğraşırken,o da kıvam alıyordu soğutucuda:)
Yanına,acelesinden bir de peynirli milföy yapıverdim arkadaşıma.Ohh keyifle yedik birlikte.Bebeklerin kaynaştığı,oynaştığı bol muhabbetli bir gün oldu bizim için.Bisküvili pastanın tarifini de yayınlayacağım ilerleyen zamanlarda lakin daha evvelinde;en sevdiğim lezzetlerden biri olan bamyayı,nohutla birlikte deneyip lezzetine bayıldığım,tarifime geçmek istiyorum.


Malzemeler:
1 subardağı haşlanmış nohut
1 kg bamya
1 adet  kurusoğan
1-2 adet domates(mevsimindeyse)
1-2 yemek kaşığı domates salçası
1-2 diş sarımsak
1 limonun suyu
4 kaşık zeytinyağı
tuz


Yapılışı:
1-Akşamdan ıslattığınız nohutu haşlayıp ve süzünüz.Soğan ve sarımsağı ince ince doğrayıp zeytinyağında hafifçe kavurunuz.Domateslerin kabuklarını soyup minik küpler şeklinde doğradıktan sonra,soğanların üzerine ilave ediniz.

2-Birkaç dakika kavurduktan sonra,daha evvelden ayıklayıp hazırladığınız bamyaları ve suyunu ilave ediniz.Kaynamaya başlayınca limon suyunun tamamını sıkınız.Bamyaların rengi dönmeye yakın nohutu ilave edip,tuzunu ekleyiniz.Yaklaşık 20-25 dakika pişmesi yeterli olacaktır.

3-Bu süre zarfında her zamanki gibi suyu azaldıkça kaynamış su ilave edebilirsiniz.İlk koyacağınız suyu da yine göz kararı,belki bamyaların üzerini basacak kadar,ama daha ziyade zevkinize göre ayarlayınız.Ağzı kapalı pişmesi tercihimiz olmalı herzaman için.Yine damak tadınıza uygun ekstra limon ilave edebilir yada piştikten sonra servis esanasında da sıkabilirsiniz.

Afiyet Olsun...

Kendinize Çok İyi Bakın...
Allah'a Emanet Olun...
Mintiden Sevgiler...

28 Aralık 2010 Salı

Domatesli Biberli Patlıcan Ruloları


 Lezzet yolculuğumuz devam ediyor.
Daha evvel size çıtır patateslerimin yanında yaptığım,
hafif mi hafif,lakin çok lezzetli reçetemi paylaşacağımı söylemiştim.
işte...
Çıtırtılı lezzet patates kızartmasının yanında,
onun lezzetini gölgeye düşürecek enfes bir tat...
Patlıcanın,mangaldaki hafifliği ve lezzetiyle,hazırladığım harcın enfes aroması birleşince,böyle bir lezzet çıkıverdi ortaya.
İsim anneliği de,görsel lezzeti de bana ait:))
Gerçekten denemenizi istiyorum.

Malzeme listesi
3-4 adet patlıcan
1 adet kırmızı biber
2-3 adet yeşil biber
2 adet orta boy soğan
2-3 diş sarımsak
2-3 yemek kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı salça
tuz,karabiber
köri 
1 adet defne yağrağı

Yapılışı:
1-İlk olarak patlıcanları alaca olarak soyup ince kesitler halinde dilimleyiniz.Patlıcan dilimlerinin her iki tarafını da mangalda,eğer buna imkanınız yoksa da tost makinesinde pişiriniz.
2-Diğer taraftan bir tavaya birazcık sıvıyağ koyup,julyen doğradığınız biberleri ve soğanları ilave ederek çok hafif kavunuz.Üzerine doğradığınız sarımsakları ve soyulmuş domatesleri ekleyiniz.


3-Dilerseniz 1 tatlı kaşığı kadar da domates salçası ekleyebilirsiniz.Tuz ve baharatlarını ekleyerek çok az su ile pişmesini sağlayınız...

4-Patlıcan dilimlerinin arasına hazırladığınız bu harçtan bir miktar koyarak,rulo şeklinde sarınız.Dilerseniz bu aşamadan sonra üzerine kaşar dilimleyip fırına atabilirsiniz.Ya da salçalı sos yapıp,üzerine dökerek 10 dk. kadar fırında bekletebilirsiniz.
Lakin ben hiç bir işleme tabi tutmadım.Patlıcanlar da,içi de piştiği için,sadece rulo yapıp servis tabağına aldım.


5-Bu lezzetin yanında mutlaka,ama mutlaka sarımsaklı yoğurt öneriyorum.Sarılan ruloları sarımsaklı yoğurt eşliğinde afiyetle yiyiniz...



 Çıtır patates kızartması ve patlıcan ruloları...
Sarımsaklı yoğurt eşliğinde,bu iki lezzet şahane oldu inanın,birbirine çok yakıştılar.Yaz gelsin hemen yapacağım yeniden.taktir edersiniz ki kış patlıcanları lezzetten nasibini pek almıyorlar :))


Herkese mintiden sevgiler....
Kederleriniz uçup gitsin,
Mutluluklarınız XXXL olsun inşallah:))
Sevgi ve muhabbetle kalın efendim:)


26 Aralık 2010 Pazar

Mercimekli Çiğ Köfte (Malatya Yöresi)

 

 Mercimekli çiğ köfte bildiğim kadarıyla bir Malatya lezzetidir.bu konuda kesin bir bilgi elimde olmamasına rağmen,başvurduğum bir çok kaynak beni Malatya olarak bilgilendirdi.güzel vatanımın hemen her yerinde yapılıyordur elbette.ama biz Malatyalılar için neredeyse vazgeçilmezdir.bizim oralarda ikiden fazla hanım biraraya gelecekse,o ortamda mercimekli çiğköfte yada kısır muhakkak olur:)

benim ise sıklıkla yapmadığım lakin her yapışımda hasretle,özlemle yediğim bir lezzettir.öylesine çok özlemiştim ki geçenlerde eşime farklı bir yemek yapıp,kendime mercimekli köfte ziyafeti verdim.eh kendim için yapınca da haliyle az yaptım...yapmışken sizlere de sunayım istedim...

Malatya'nın bu vazgeçilmez lezzeti için gerekli olan malzemeler:

1 su bardağı kırmızı mercimek
2,5 su bardağı orta bulgur                     

2 y.k. domates salçası
1 y.k. biber salçası

1 çay bardağı sıvıyağ
2-3 baş kuru soğan
5-6 dal yeşil soğan
çeyrek demet maydanoz
Karabiber kırmızı biber
kimyon-tuz 
  













       
 sunumunda;bir kısmını çiğ köfte gibi şekil verdikten sonra kalanına, bu şekilde elma görünümü kazandırmak istedim.çatalla enfes oldu yerken.eh servis yaptığım kişi kendim olunca nasıl tatmak istediysem o şekilde sunum yaptım haliyle.ama gerçekten ben bu köftenin damağımda bıraktığı o yumuşacık lezzete bayılıyorum...

 hazırlanışı:

1- 1 su bardağı kırmızı mercimeği yıkayıp,4 su bardağı  ile ateşe koyunuz ve pişiriniz.suyunu çekmeden altını kapatınız.



2-ince bulguru derin ve yayvan bir kaba alınız,üzerine sulu mercimeği ekleyerek karıştırınız.kabın üzerini iyice kapatarak,bulgurlar ıslanıp şişene kadar (15-20 dakika) bekletiniz.

3-bu arada 2 adet kuru soğanı yemeklik doğrayıp tavaya alınız. bir çay bardağı sıvıyağla soğanlar hafif renk değiştirinceye kadar kavurunuz.üzerine biber salçasını(bu tamamen arzuya bağlı,dilerseniz koymayabilirsiniz)  ve domates salçasını ekleyiniz.üzerine tuz ve baharatları da ekledikten sonra salçayı kavurup altını kapanız.

4. hazırladığınız harcı bulgur-mercimek karışımına ekleyiniz. tüm malzemeyi karıştırıp iyice yoğurunuz.

5. daha evvelden yıkayıp,doğradığınız yeşil soğan ve maydonozu da ekleyip yoğurma işlemine devam ediniz.çiğ köftenin yeşilliklerini ince kıymaya özen gösteriniz.


6. bu aşamada dilerseniz yeniden sıvıyağ ekleyebilirsiniz.yoğurduğunuz köftelerden ceviz iriliğinde parçalar alıp,avucunuzun içinde şekil vererek servis tabağına diziniz...


 mintiden notlar:


***eğer çiğ köfteniz şekil veremeyeceğiniz kadar yumuşak olduysa hemen paniğe kapılmayınız.ayrı bir yerde bir miktar ince bulguru sıcak suyla ıslatıp iyice suyunu çekip yumuşamasını bekleyiniz.ve ıslattığınız bu bulguru çiğ köftenize ekleyerek kıvam kazanmasını sağlayınız...

***bu köftenin olmazsa olmaz baharatı kimyondur.lütfen mahrum bırakmayınız.annemler memelekette kısır ve çiğköfteye çok az reyhan da eklerler.ama ben aromasını çok beğenmediğimden eklemiyorum.


***yine ben minti olarak biber salçası da kullanmıyorum.ama mercimekli köftenin orjinal tarifinde olduğundan malzeme listesine eklemek istedim...


afiyetler diliyorum...
yüreğinizden sevgiyi,kardeşliği dostluğu eksik etmeyin diyorum...
mintiden sevgiler

24 Aralık 2010 Cuma

Çıtır Patates Kızartması....


 Herkese hayırlı akşamlar diliyorum.
Bu kızartmayı hemen hepiniz,çökertme kebabından biliyor olmalısınız.
Ama ben bunu,çökertme kebabı yaparken değil de,patlıcanlı bir lezzetin yanında yapmayı tercih ettim ki şahane oldu gerçekten.Bildiğim kadarıyla patatesleri kibrit çöpü inceliğinde doğrayan aparatlar var,lakin ben bildiğiniz rendenin iri tarafını kullandım yaparken.



Yapımı oldukça basit,yemesi inanılmaz keyifli.
Üstelik tahmin edilenin aksine, aşırı yağ da çekmiyor.
Eğer denemediyseniz,mutlaka bir ara deneyin derim...
Biliyorum bol kalorili,lakin lezzeti için değer diyorum.

Dilerseniz üzerine sarımsaklı yoğurt dökerek de yiyebilirsiniz...biz öyle yaptık,lezzetini ikiye katladık :)

Ben bu lezzetin yanında değişik bir de patlıcan tarifi denedim.
kızartma biraz kalorili olduğundan,
Patlıcanı ızgarada pişirip şahane bir içle sardım.ilerleyen zamanlarda o,tarifimi de paylaşacağım sizlerle.

Çıtır kızartmanın yapılışına gelince:

**Arzu ettiğiniz miktarda patatesleri yıkayıp,soyup,rendenin iri tarafıyla iri iri rendeleyiniz.

**Genişçe bir kabın içine koydunuz patatesleri,nişastası tamamen akıncaya kadar yıkayınız.Ben kabı 3-4 kez suyla doldurup boşaltarak iyice yıkadım.
**Daha sonra üzerini geçecek kadar bollukta su koyup,yeteri miktarda tuz atarak yaklaşık 20 dakika bu suda bekletiniz.

**Patateslerin suyunu tamamen süzdükten sonra,patates kızartmasında kullandığınız yağda kızartıp servis tabağına alınız....

**Dilerseniz havlu peçete üzerine alıp,yağını iyice çektikten sonra da servis tabağına alabilirsiniz.

Bana çok yağlı gelmedi.Cips tadında enfes bişey inanın bana..

 Şimdiden yapanlara,yiyenlere afiyet olsun diyorum...




Ayrıca sevgili güloanne beni bu güzel ödüle layık görmüş.Kendisi inanılmaz naif bir insan.Teşekkürlerimi ve sevgilerimi gönderiyorum.tam da yeri gelmişken beni bir ara ödül ve mim yağmuruna tutan sevgili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.Bir çok kez mimlendim.Bir çok kez ödüle layık görüldüm lakin o dönem çok telaşeli olduğumdan tam olarak kimler gönderdi sonradan hatırlayamadım.Hatırladıklarımı eklemek istedim,lakin unuttuklarıma ayıp olur diye eklemekten vazgeçtim.Mintinin telaşeli hayatını hoşgermenizi ve gecikmiş teşekkürlerimi kabul etmenizi rica ediyorum.
sevgi ve saygılarımla...

15 Aralık 2010 Çarşamba

Malatya ev lahmacunu... ve 5 çayında kısır keyfi...Annemin Ellerinden...




selamlar sevgili arkadaşlar

memlekete gittiğimde anneciğim çeşit çeşit yemekler hazırlamıştı demiştim sizlere.
ahh annem benim.benim için ne yapacağını şaşırır adeta..fedakardır,cefakardır benim anam.tüm anneler gibi yemez yedirir,giymez giydirir,herşeyin en başında ben gelirim onun için.ben onun dünyasının tam merkezindeyimdir.öylesine sevgi ve muhabbetle bağrına basar ki anlatamam..onun kanatları altında bir damla yaş düşmez gözüme,yüreğim hiç sızlamaz o yanımdayken.sarar sarmalar hep.babasız büyüdüğüm için o yanımı kapatmak adına daha bi sıkı sarılır yavrucuğuna, 
anne değil benim meleğimdir aslında.canım en yandığında,ona koşarım hep,anneciğim deyip boynuna sarıldığımda "sırma saçlım" der,kokumu içine çeker,dertlerim de anında uçup gider,her daim.gözlerinde sevgi vardır hep.elleri hep sıcacıktır,yüreği gibi... 
"benim nazlı yavrum" dediğinde derdime merhemim olur.

şefkat onun gözlerinde gizli.affedicilik onun neferi.öylesine merhamet dolu ki yüreği kızsa bile bir tebessümüme dayanamaz.kocaman kanatlarıyla sarar,yüreğiyle ısıtır beni.
ahh benim sıcak yüreğini özlediğim,hep hasret kaldığım annem,nasıl hasretim sana bir bilsen.
sen hep varol içimde.
 ...

bir kez daha selamların en güzeliyle uzanıyorum sıcacık yüreklerinize...anneciğimin ellerinden lezzetler yayınlamaya da devam ediyorum.
yine geleyim memlete yine güzel lezzetler pişir emi:))ellerine sağlık anneciğim sağlıcaklar diliyorum:))

gelelim lezzetlerimize...


kullanılan malzemeler (4 kişilik)  

4 çay bardağı bulgur
3 yemek kaşığı domates salçası
1 su bardağı sıvıyağ
1 adet limon
yarım demet maydonoz
yarım demet dereotu
yarım demet yeşilsoğan
2 tatlı kaşığı nane
1 tatlı kaşığı pulbiber
1 tatlı kaşığı reyhan
tuz
1 adet salatalık
1 adet domates
göbek marul

yapılışı:
1-bulguru genişçe bir kaba yayınız 1 tatlı kaşığı kadar tuz serptikten sonra bulgurun üzerini çok hafif örtecek kadar sıcak suyla ıslatınız.ağzını iyice kapatarak bulgurun yumuşamasını bekleyiniz.

2-diğer yandan tüm yeşillikleri bol suyla yıkayarak minik minik doğrayınız,salatalık ve domatesi de çok küçük olacak şekilde doğrayınız.marulun en orta kısmındaki yaprakları da minik minik doğrayarak hazırlayınız.

3-ıslanan bulgurun içine salçayı ekleyerek elinizle karıştırarak yoğurmaya başlayınız.ilk olarak salçayı bulgurun heryerine yediriniz.üzerine baharatları ekleyiniz.sarımsağı ince ince kıyarak limon suyuyla birlikte ilave ediniz.iyice karıştırdıktan sonra doğradığınız sebzeleri ilave ederek harmanlayınız.

4-son olarak tuz ve sıvıyağı gezdirerek iyice karıştırıp servis tabaklarına servis ediniz...

afiyet olsun...

mintiden notlar:
***eğer bulgur yeterince ıslanmamışsa kısır yapımına başlamadanevvel, bir miktar daha kaynar su ilave ederek ıslatma işlemini tamamlayabilirsiniz.

***dilerseniz içine salatalık yerine kornişon doğrayabiirsiniz.

***bu kısırda salça kavrulmadan ekleniyor.çiğden karıştırılarak,çiğköfte yoğurur gibi iyice yoğuruluyor,malzemeler eklenmeden evvel...

-annemle birlikte 5 çayına gelen misafirlere,annemin komşularına (saadet abla,necla abla,serpil abla...hepsine sevgiler gönderiyorum.annemin en sevdikleridir:))) yapıp pasta börek eşliğinde servis etmiştik....
...


sırada malatya lahmacunu var elbette....Malatya'da hemen herkes evinde kendi hazırlar lahmacun harcını,büyük ekmek fırınlarına götürür,yanında da sebzeler şişlere takılır ekstradan(patlıcan,biber vs.).istenilen sayıda lahmacunlar hazırlanır,kebap olan sebzeler eşliğinde.yanında bol salata ayran,çorba ve diğer ev yemeklerinden.
ohhh misler gibi olur.
büyük şehirlerde bu şekilde yaptırmak zor.ama mahalle fırınları bu işler için amadedir adeta,küçük şehirlerde.üstelik düğün yada kalabalık misafirler geldiğinde de büyük yardımcıdır lahmacun,pratikliği açısından.

yapımına geçecek olursak...

kullanılan malzemeler
3-4 adet patates
3 adet kurusoğan
3-4 adet domates
1-2 adet dolmalık biber
700 gr yağsız kıyma
 1 demet maydonoz
2 adet sarımsak
3-4 yemek kaşığı domates salçası
2 tatlı kaşığı pulbiber
1 su bardağı sıvıyağ
2 yemek kaşığı margarin
1 çay bardağı ılık su

hazırlanışı:


1- patates,soğan ve domates soyularak robotta incecik kıyılarak bir kaba alınır.
yıkanan maydonoz,biber,soyulan sarımsaklar da kıyılma işlemine tabi tulutulur.üzerine kıyma,baharatlar salça ve tuz eklenerek iyice yoğurulur.
2-sıvıyağ ve margarin eklenerek iyice yoğurularak karıştırılır.
lahmacunun pidelere iyi sıvanabilmesi için kıvam kazanması adına su ilave edilir.

3-harç hazırlandıktan sonra ekmek fırınına götürülür.uzun pideler halinde pişirtilir.

4-ekmeğinin ince olması makbuldür lakin asla büyükşehirlerdeki kadar incecik yapılmaz.ne bileyim malatya lahmacunlarınn formlarına aykırı sanırım.
evde dilimlenerek servis yapılır...





bu hazırlanan harçtan yaklaşık 8-9 adet lahmacun yapılır.
lahmacunlar fırından geldikten sonra aşırı sıcaktan hamur olabileceği düşüncesiyle servisten önce kısa süreliğine geniş alana serilmesi gerekir.ilk sıcağı gittikten sonra servis yapılır.
yanında bol maydonoz ve limon tercih edilirse daha leziz olur.


  
ekmek fırınları bulabilir yada yaptırabilir misiniz bilmiyorum.dilerseniz evde kendiniz de yapabilirsiniz tabi ki.
bu ev usulü lahmacunu tadabilmenizi dilerdim;
çünkü gerçekten nefis oluyor,bol muhabbetli,kahkahalı şen bir aile sofrasında...
dilerim deneme fırsatınız olur.
afiyetler diliyorum.
yüreğinizden sevinci,ümidi ve en önemlisi sevgiyi hiç eksik etmeyin diyorum.
mintiden herkese selamlar...


5 Aralık 2010 Pazar

Hint Güneşi


 

 HERKESE GÜZEL BİR PAZAR DİLİYORUM...
Hint rüzgarının evimizde esmeye devam ettiği şu günlerde,çoook evvelden yapıp,misafirlerime sunduğum ve yayınlamaya birtürlü fırsat bulamadığım
hint güneşini,
ismi de dahil olmak üzere,herşeyi bana ait olan bu lezzeti paylaşmak istiyorum sizlerle.

ADI neden HİNT GÜNEŞİ???

tahayyül edersiniz ki japon güneşinden etkilenerek ortaya çıkardığım bir lezzet esasında.Japon güneşini ilk kez portakal ağacında görmüş ve itiraf etmeliyim ki çok beğenmiştim.japon güneşi içeriğinde et barındırır...yani benim lezzzetime göre biraz daha zengin bir içeriğe sahiptir.benim tarifimde et yeralmadığından ve japon güneşine göre daha fakir bir içeriğe sahip olduğundan,benim tarifim HİNT GÜNEŞİ ismini aldı.bu tarifi epeyden beri bekleyen arkadaşlarım için;hemen tarife geçmek istiyorum...



kullanılan malzemeler:
1 adet yufka
3 adet patlıcan
1adet patates
3-4 adet mantar(opsiyonel)
tuz
yarım çay kaşığı karabiber
3 yemek kaşığı sıvıyağ
1 adet küçük kurusoğan



yapılışı:

1-ilk olarak patlıcanları közleyin.patatesi haşlayın ve mantarları dilerseniz çok az soteleyin.
2-közlenmiş patlıcanları bıçak yardımıyla iyice kıyın.içerisine haşladığınız patatesi ezerek,mantarları da rendeleyerek ekleyin.
3-son olarak tuz,karabiber ve sıvıyağını ilave ederek karıştırın ve servis tabağına alın.
4-bir yufkayı 8 e bölün.içerisine hiç birşey koymadan boş bir şekilde sigara böreği gibi sarın ve uçlarının açılmaması için suyla yapıştırın.çok az sıvıyağ koyulmuş teflon tavada kızartarak,servis tabağına aldığınız mezenin üzerine dizin.yufkaları dilediğiniz kadar kızartabilir ve dilediğiniz sıklıkta dizebilirsiniz

5-yufkaların orta kısmına dilerseniz iki kaşık yoğurt koyabilirsiniz ki japon güneşinde yoğurt konulr normalde.ama ben kurusoğanın közlenmiş patlıcanın yanına,yoğurttan daha fazla yakışacağını düşündüğümden yarım halkalar halinde soğan dilimleri koydum.






bu lezzeti ilk olarak 2010 iftar soframda denemiş ve arkadaşlarıma sunmuştum ki hem lezzeti hem de görünümü beğenilmişti.değişik birşey olsun istiyorsanız denemenizi önerebilirim.içeriğindeki patlıcan,patates ve mantar miktarlarını değiştirebiilrsiniz.ya da dilerseniz kızarttığınız yufkaların içine,kıymalı bir harç yapıp koyabilirsiniz ki çok daha lezzetli ve zengin olur diye düşünüyorum...




afiyet olsun minti'den herkese 

24 Kasım 2010 Çarşamba

çerkez tavuğu


 

selam ve sevgiler.
bebeğimin uykuya daldığı şu dakikalarda hazır evdeki işleri de toparlamışken yayınlayacağım postumu da yazmak istedim,silerle paylaşmak üzere.
eşimin evin heryanına,hatta hiç ummadığım noktalarına dahi sakladığı notlarla karşılaşmaya devam ediyorum.inanmayacaksınız ama son bulduğum not deterjan kutusunun içinden çıktı."yok artık" dedim kendi kendime.inanın hiç aklıma gelmezdi oraya bakmak,deterjan lazım olmasaydı.:))
mutlu mutlu geçiriyorum eşimin evde olmadığı günlerimi anlayacağınız,yine onun sayesinde:))...

bugün çerkez tavuğunu  sunmak istedim sizlere.ne zaman yaptığımı ne siz sorun ne ben söyleyeyim.bir hayli vakit geçti üzerinden çünkü.ama sık yapar ve çok severim ben bu lezzeti.meze hazırlayacaksam ilk seçimlerimden biri çerkez tavuğu olur genelde.çoğu kimse üzerine yağ dökerek servis yapmayı tercih eder ama ben sade halini daha hafif bulduğumdan dökmüyorum .


kullanılan malzemeler 
2 adet tavuk göğsü
1 sb. ceviz içi
Yarım sb. yoğurt
Yarım çb. mayonez
2 diş sarımsak
3-4 y.k. haşladığımız tavuk suyu
Tuz
2 ince dilim bayat ekmek içi
süslemek için
Ceviz
közlenmiş kırmızı biber
taze nane yaprağı


 
Yapılışı:

1-Tavuk etlerini tuzlu suda haşlayın.Tavuklar haşlandıktan sonra ceviz içlerini ve sarımsağı da robottan geçirin,üzerine ekmek içlerini ekleyerek robotta öğütme işlemine devam edin.
 
2-Daha sonra 3-4 çorba kaşığı haşlanmış tavuğun suyundan ekleyin ve haşlanmış tavuk etlerini parçalayarak ilave edin ve  robotta iyice karıştırın.

3-Derin bir karıştırma kabının içerisinde  yoğurdu, mayonez ve bir miktar tuz ile karıştırın,içerisine tavuklu cevizli karışımı ekleyin. malzemeler birbirine iyice karışıncaya kadar karıştırın,servis tabağına alarak üzerini dilediğiniz gibi süsleyerek servis yapın.

afiyet olsun...


mintiden notlar:
***robottan geçirme aşamasında tavukları ve cevizleri ağıza gelecek irilikte çekmeye özen gösterin.çok minik yaparsanız mama gibi bir kıvam elde edersiniz ki bu pek tercih edilmez.

***yoğurt ve mayonez miktarlarını gönlünüzce ayarlayabilirsiniz.yine dilerseniz kırmızı biber eşliğinde tereyağı eriterek servis aşamasında üzerine dökebilirsiniz...

mintiden tüm gönül dostlarına sevgiler...

31 Ekim 2010 Pazar

bamya çerezi (okra cookie)

(made in minti )

 es-selam cici yürekli minti dostları.
güzel başlayan ve güzel devam eden dolu dolu bir haftasonundan hepinize merhaba...
misafirlerim,minik bebeğim,haftasonu temizliğim,misafirlere hazırlanan lezzetler,gezip dolaşmalar derken gerçekten dolu dolu bir haftasonu oluyor benim için.sanırım pazar günüm de bu şekilde geçmeye devam edecek.çok yorgunum ama ben bu tatlı koşuşturmayı seviyorum dostlar.

şimdi sizleri ister ana yemeklerin yanında garnitür olarak servis yapabileceğiniz,
ister çay sofralarında çıtır çerez olarak yiyebileceğiniz
bir lezzetle buluşturmak istiyorum... 

bamya kızartması...
sevgili cahide/jibek ablamın sayfasında gördüğümde "hadi canım yok artık"diye geçirmiştim içimden:))eşimi çağırıp"aşkım hamarat hanımlar sonunda bamyayı bile kızartmışlar " :)) demiştim ve gülüşmüştük.

sonra birgün yaptığım bamya yemeğinden arta kalan bamyaları dolaba mı atsam ki???diye düşünürken sevgili jibek ablamın bu dahiyane fikri beliriverdi aklımda.hadi dedim şu barbekü ağırlıklı yemeklerimin yanına değişik bir tat oluşturuvereyim.sıvadım kolları girdim mutfağa ve emin olduğum cahide-jibek kalitesinden şahane çıtır bir lezzet doğuverdi mutfağımda...

ben birkaç küçük değişiklik yaptım elbette.mesela daha ziyade mısır unu kullandım.çünkü çerez gibi çıtır çıtır olmasını istedim.yine sirke tadına güvenemediğimden yerine soda koydum ve sosuna da süt katmadım.ama orjinal tarifi için hangi mutfağın kapısını çalacağınızı biliyorsunuz zaten:))


  bana kalırsa çiçek bamyayla pek iyi olmuyor.yada çok uğraştırıyor demeliyim sanırım.aslında çiçek bamya daha nazik olduğu içn şüphesiz daha lezzetlidir lakin minik minik olduğu içnde çok uğraştırıyor insanı.bence iri bamya alıp ikiye kesmeli biraz da iri kızartmalı diye düşüyorum.bu resmen çerez oldu çünkü.
minik ve çıtır bamya çerezleri...

kullandığım malzemeler
*yarım  kg. taze bamya
*1 su bardağı sıvıyağ (kızartmak için)
*2 yemek kaşığı un
*yarım su bardağından biraz fazla mısırunu
*2 çay kaşığı tuz
*pulbiber,karabiber istediğiniz ölçülerde

Ekşi sos
*1 çay bardağı yoğurt
*2 yemek kaşığı sirkeyada 3 yemek kaşığı soda
*1 yumurta
*1 çay kaşığı tuz

 
Yapılışı
1-Yoğurt, sirke,tuz ve yumurtayı çırparak ekşi sosunuzu hazırlayın 15 dk. bekletin.

2-Bamyaları yıkayıp hafif limonlu suda 5-8 dakika kadar daha doğrusu renkleri dönünceye kadar haşlayın,süzün ve iyice kurumalarını sağlayın..

3-eğer bamyalarınız iriyse bir iki parçaya bölerek küçültün.isterseniz en iri haliyle bile kızartabilirsiniz tabi.bu tamamen szin tercihiniz...çiçek bamyaysa bölmenize gerek yok

4-süzülen bamyaları önce ekşi sosa ardından da mısır ununa  bulayın.kızgın yağa azar azar koyup karıştırarak kızartın ve kağıt havlu üzerine alarak yağını çektirin.

**yemeklerin yanında dilediğiniz gibi servis yapın...


mintiden notlar:
*** ben ağırlıklı olarak mısır unu kullandım.bir su bardağı mısır ununa 2 yemek kaşığı kadar normal un katarak yaptım.mısır unu çıtır olmasını sağlıyor.

***ama eğer daha yumuşak bir kızartma arzu ederseniz o zaman mısır unu kullanmadan sadece normal unla kızartın derim.

***yine sosuna katılan sirke de çıtır olmasını sağlıyor.dilerseniz katmayabilirsiniz.yada sirke yerine 2-3 yemek kaşığı soda kullanabilirsiniz...

***yine bu nefis kızartmanın üzerine sarımsaklı yoğurt yaparak sunmak hoş bir alternatif olacaktır...


afiyet olsun...sevgiler

25 Ekim 2010 Pazartesi

soğan kızartması (onion rings)


( made in minti )
selamlar ve hayırlı akşamlar diiliyorum sevgili minti dostları...
son zamanlarda dişten dolayı uykuya dalmakta zorlanan ve zamansızca gözünü açıp,yatağın içinde gündüz vaktiymiş gibi uyanıp oturan sevgili bebeğimi gece uykusunun kollarına babasının yardımı ve masum bir öpücükle bırakıp,alıp elime kahvemi oturdum bilgisayarımın başına.

bugün eşim de bebeğimle birlikte erkenden uykuya teslim oldu nedense,sanırım Hindistan yolculuğu telaşına pek koşturuyor işte...evet;öyle zannediyorum ki sevdiceğim bayramdan sonra denetim için,işi gereği hindistana uçacak.pasaport işlemleri,denetim yazıları,konuşmalar,hazırlıklar derken epey yoruluyor haliyle...anlayacağınız bu akşam bloğumla başbaşayım. 

yığılan postları yazmaya devam ediyorum.biryandan şikayetçi oluyor diğer yandan elimde bu denli çok tarif olmasından da mutlu oluyorum...


soğan kızartması mutfağımda sıklıkla yer verdiğim bir tarif değil.ama gerçekten lezzetli bir yardımcı yemek.yaptığım ana yemeklerin yanına bamya ve soğan kızartması da eklemiştim ki gerçekten tadına doyamadan bitiverdi...

deneyip yapmak isteyenler için tarifini vermek istiyorum...

kullanılan malzemeler
2 adet ortaboy kurusoğan
1 yumurta
yarım şişe soda
un
tuz
1 çk.karabiber 
1 tk. pulbiber 

yapılışı
1-Soğanları soyup yıkayıp birer parmak kalınlığında halka şeklinde kesin.soğan halkalarını katmanlarına ayırın.yani iç içe yuvarlaklarını ortaya çıkarın.

2-Bir kapta yumurtayı kırın ve çırpın. üzerine un,tuz,baharat ve sodanın yarısına yakınını ekleyerek boza kıvamında bir sos hazırlayın.ben kattığım una bir miktar da mısır unu ekledim.

3-Sosunuza soğanları iyice bulayın.hamur kıvamındaki sos soğanların heryerini iyice kaplamalı.En az 5-10 dakika bekletin.

4-Yağınızı kızdırın ve soğan halkalarının fazla sosunu silkeledikten sonra,her bir soğan halkasını birbirine yapışmayacak şekilde tavaya ayrı ayrı dizerek yerleştirin ve kızartın.benim kullandığım tavaya 4-5 soğan halkası atılabiliyordu.bu şekilde tüm soğanları arkalı önlü çevirerek kızarttıktan sonra,havlu kağıdın üzerine alarak fazla yağından da kurtulun.soğan kızartmanız hazııır....

servis etmek istediğiniz tabağa alarak ana yemeğin yanında afiyetle yiyebilir yada servis edebilirsiniz...

afiyet olsun..


mintiden notlar:
 ***ben kızartmamda kullandığım unun büyük bir kısmında mısır unu tercih ettim.yani bir su bardağı un kullanılması gerekiyorsa( ki ben göz kararı ayarladım),bunun yarıdan fazlası mısırunuydu.daha çıtır ve daha sarı bir görünüm kazandırıyor.

***bir şişe sodadan ise yarısına yakınını kullandım ama tam yarım değildi.göz kararı işte...

***çok bol yağda kızartma yapmanıza gerek yok.bu nedenle bol yağ koyarak yağınızı heba etmeyin çünkü artan yağı kullanamıyorsunuz.ama çok az yağla da kızartamazsınız.ben küçük teflon tavaya yarım su bardağı sıvıyağ koydum.yağı çektikçe yine arada ekledim... 

sormak istediğiniz bir husus olursa ben buradayım...

sevgiler

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...